İçeriğe geç

Osmanlı döneminde kimler askere gitmezdi ?

Osmanlı Döneminde Kimler Askere Gitmezdi?

Osmanlı dönemi, tarih kitaplarında genellikle büyük zaferler, güçlü imparatorluklar ve muazzam kültürel mirasla anılır. Ancak bir de bu zaferlerin ve büyüklüğün arkasındaki askerlik sistemi var. Askerlik, Osmanlı’da çok ciddi bir müessese olarak karşımıza çıkar. Ancak her dönemde olduğu gibi, Osmanlı’da da askere gitmeyenler vardı. Peki, kimler askere gitmezdi? Hadi gelin, biraz geçmişe doğru yolculuğa çıkalım ve bu konuyu derinlemesine inceleyelim.

Osmanlı’da Askerlik ve Devletin Beklentileri

Osmanlı’da askere gitmek, devletin en temel yükümlülüklerinden biriydi. Bu, sadece erkeklerin sorumluluğu olarak kabul edilir ve büyük bir onur sayılırdı. Ancak, tabii ki her kuralın bir istisnası vardı. Osmanlı’da askere gitmeyenler, sadece “vazifesiz” değil, bir anlamda devletin gözünde “istihdam edilemez” veya “yasaklanmış” kişilerdi. Ama burada önemli bir soru var: Bu insanlar kimlerdi? Gelin, buna biraz daha yakından bakalım.

Kimler Askere Gitmezdi?

Osmanlı’da askere gitmeyenler arasında ilk akla gelenler, genellikle fiziksel engelli olanlar ve toplumda belirli bir statüye sahip olanlardı. Ama işin içine girmedikçe, aslında biraz daha fazlası var. Kimler askere gitmezdi, ne tür durumlarla karşılaşırlardı? İşte detaylar.

1. Fiziksel Engelli Olanlar

Osmanlı’da askerlik, fiziksel gücün çok önemli olduğu bir şeydi. O yüzden hastalık ya da fiziksel engel durumu olan kişilerin askere alınması çok yaygın değildi. Örneğin, topal, kör, sağır veya ciddi bir hastalık nedeniyle çalışamayacak durumda olanlar askere alınmazlardı. Düşünsene, seni askere almak için seni yavaşça büyüyen bir şehri koruyacak bir asker olarak görmüyorlar. Hadi ama! O zamanlar, bu tür durumlar, doğrudan askerliğe uygun olmadığın anlamına gelirdi. Bugün ise, engelliler için farklı bir dünya var; devletimiz onlara saygıyla yaklaşırken, o zamanlar durum oldukça farklıydı.

2. Din Adamları ve Rahipler

Osmanlı’da dini gruplar da toplumda oldukça önemli bir yere sahipti. Bu yüzden, bazı dini gruptaki bireyler askere gitmekten muaf tutulurdu. Mesela, medrese öğrencileri ve şeyhler, din adamları askere alınmazlardı. Bu kişiler toplumda eğitim veren, halkı yönlendiren ve dini sorumlulukları üstlenen kimselerdi. O yüzden, savaşla, kılıçla işleri olmazdı. Şimdi düşünsene, benim gibi birini düşün, ofiste çalışıyorum, akşam da blog yazıyorum. Bir yandan yazılar yazarken bir yandan da savaşmaya gitmem bekleniyor. Ciddi bir çelişki değil mi? Tabii ki bu durum Osmanlı’da geçerli değildi, zira her toplumda farklı roller var.

3. Esnaf ve Zanaatkarlar

Bir başka askere gitmeyen grup ise, esnaf ve zanaatkarlar oldu. Osmanlı’da pek çok zanaatkar, toplumun önemli bir parçasıydı. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, terziler, demirciler, nalbantlar gibi meslek sahipleri, toplumsal yapının temel taşlarıydı. Devlet, bu kişileri askere almazdı çünkü toplumda üretim çok önemliydi. Zanaatkârların olmadığı bir toplumda, günlük ihtiyaçlar ve savaş araç gereçleri nasıl temin edilecekti? Bu yüzden, bu kişiler de çoğunlukla askerlikten muaf tutulurlardı. Bugün, bizim ofiste oturup yazı yazmamız ne kadar önemliyse, o zamanlar da bu esnafların yaptığı iş o kadar önemliydi.

4. Kadınlar

Osmanlı döneminde kadınlar, askere gitmekten tamamen muaf tutulurdu. Her ne kadar bazı kadınlar savaşın içinde yer alsa da, kadınların askere alınması neredeyse hiç görülmemiştir. Bu, aslında toplumun o dönemdeki genel anlayışıyla da uyumluydu. Kadınlar evin ve ailenin temeli olarak kabul edilirken, askerlik de erkeklerin bir sorumluluğuydu. Hadi kabul edelim, bu konuda da hem tarihsel hem de toplumsal olarak çok değişik bakış açıları var. Bugün hala kadınların askerlikteki yeri tartışılıyor, ama bu da ayrı bir yazı konusu!

5. Zenginler ve Soylular

Osmanlı’da, bazı zengin ve soylu ailelerin çocukları da askere gitmekten muaf tutulurlardı. Çünkü bu kişiler, toplumda yüksek bir statüye sahipti ve çoğunlukla savaşlar, onların işinin değil, halkın işiydi. Zenginler, genellikle savaşın arka planında kalır, gelir elde etme ve ticaretle uğraşırlardı. Bunu bir anlamda günümüzün yöneticileri gibi düşünebilirsiniz. Günümüzde de bazen üst düzey yönetici pozisyonlarında bulunanlar, savaşın tam ortasında olmazlar, değil mi?

Osmanlı’dan Bugüne Askerlik ve Niyetler

Bugün, askere gitmek gibi bir zorunluluk yok belki ama Osmanlı’daki askerlik ve askere gitmeme durumu, bizim tarihsel yapımızı çok etkileyen bir konudur. Günümüzde bile, hala bazı meslek grupları ve insanlar çeşitli sebeplerle askerlikten muaf tutulmaktadır. Bütün bu eski uygulamalar, aslında sadece geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda toplumun ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen dinamiklerdi. Bu bakımdan, bir yandan da insan hakları ve toplumsal eşitlik gibi önemli kavramlarla bu eski uygulamaları değerlendirmek gerekiyor.

Sonuç olarak, Osmanlı’daki askere gitmeme durumu, sadece bir yasa değil, toplumun yapısının, değerlerinin ve ihtiyaçlarının bir sonucuydu. Bugün de, geçmişin izlerini görmek, bu tarz eski uygulamaları sorgulamak, bize tarihimizin derinliklerini daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Herkesin askere gitmediği bir toplumda, toplumsal rollerin nasıl şekillendiği de tartışılmaya değer.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!